Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, çocuğun dikkatini sürdürme, hareketlerini ve dürtülerini kontrol etme becerilerinin yaşıtlarına göre geri kaldığı gelişimsel bir durumdur. Okul çağındaki çocuklarda sık görülür ve çoğu zaman ilk olarak öğretmen tarafından fark edilir. Bu çocuklar akıllıdır, iyi niyetlidir; ama "uslu durmak", "dikkat etmek" ve "sırasını beklemek" onlar için diğer çocuklardan çok daha fazla çaba gerektirir. Aşağıda ailelerin sık sorduğu soruları yanıtlıyoruz.
Hareketli çocuk ile DEHB arasındaki fark nedir?
Okul öncesi dönemdeki çocukların çoğu hareketlidir, çabuk sıkılır ve uzun süre yerinde oturamaz. Dikkat eksikliğinden söz edebilmek için bu davranışların yaşıtlarına göre belirgin biçimde fazla olması, en az altı aydır sürmesi, hem evde hem okulda ya da başka ortamlarda görülmesi ve çocuğun öğrenmesini, arkadaşlıklarını veya aile ilişkilerini olumsuz etkilemesi gerekir.
Belirtiler nelerdir?
Dikkat tarafında:
- Ödev ve sınavlarda dikkatsizlikten kaynaklanan hatalar
- Ders anlatılırken başka şeylerle meşgul olma, hayallere dalma
- Yönergeleri sonuna kadar dinlememe, yarım bırakma
- Okul eşyalarını sık kaybetme, ödevini evde unutma
- Sıkıcı ama gerekli işlerden kaçma
Hareketlilik ve dürtüsellik tarafında:
- Sırada sürekli kıpırdanma, sandalyede sallanma
- Sınıfta izinsiz kalkma, koşturma
- Sırası gelmeden konuşma, soruyu bitirmeden yanıtlama
- Oyunlarda sırasını bekleyememe, başkalarının oyununu bozma
- Düşünmeden riskli hareketler yapma, sık kaza geçirme

Kızlarda farklı mı görünür?
Kız çocuklarında dikkat eksikliği daha çok sessiz bir dalgınlık şeklinde görülür. Bu çocuklar sınıfı rahatsız etmediği için gözden kaçabilir; ancak dersleri takip etmekte zorlanır, ödevleri yetiştiremez ve zamanla kendilerine güvenleri azalır. Okul başarısındaki açıklanamayan düşüşler bu açıdan da değerlendirilmelidir.
Değerlendirme nasıl yapılır?
Değerlendirme ailenin, çocuğun ve okulun bilgisiyle bir bütün olarak yapılır. Aileyle gebelik, doğum, gelişim ve sağlık öyküsü ile çocuğun evdeki davranışları konuşulur. Çocukla yaşına uygun bir görüşme yapılır ve muayene odasındaki davranışları gözlenir. Öğretmenin doldurduğu ölçekler ve karneler okul ortamını yansıtır. Gerekirse dikkat ve zekâ testleri istenir; işitme ve görme sorunları, uyku bozuklukları, öğrenme güçlükleri ve kaygı gibi benzer tablolar yaratan durumlar araştırılır.
Tedavi seçenekleri
Ebeveyn eğitimi: Özellikle küçük yaştaki çocuklarda tedavinin temelidir. Anne babalar açık ve kısa yönergeler vermeyi, istenen davranışı anında fark edip ödüllendirmeyi, tutarlı sınırlar koymayı ve öfke anlarında sakin kalmayı öğrenir.
Okulla iş birliği: Çocuğun öğretmene yakın oturması, uzun ödevlerin bölümlere ayrılması, sınavlarda ek süre gibi düzenlemeler ve öğretmenle düzenli iletişim sınıftaki başarıyı artırır.
İlaç tedavisi: Altı yaş ve üzerindeki çocuklarda belirtiler okul başarısını ve ilişkileri belirgin biçimde etkiliyorsa ilaç tedavisi önerilir. Metilfenidat gibi uyarıcı ilaçlar ve atomoksetin gibi uyarıcı olmayan seçenekler vardır. Başlamadan önce boy, kilo, tansiyon ve nabız ölçülür; doz yavaş yavaş ayarlanır ve yan etkiler yakından izlenir.
Evde işe yarayan küçük düzenlemeler
- Ödev için her gün aynı saat ve aynı sessiz köşe
- Uzun ödevleri yirmi dakikalık bölümlere ayırma
- Sabah hazırlığı için resimli bir kontrol listesi
- Yönergeleri tek tek, göz teması kurarak verme
- Her gün mutlaka açık havada hareket etme fırsatı
- Akşam saatlerinde ekranı sınırlayıp uykuyu düzenleme
Ödev saatleri kavgaya dönüşüyorsa
Pek çok ailede en gergin saat, akşam ödev saatidir. Çocuk masaya oturmak istemez, birkaç dakika sonra kalkar, ebeveyn sabrını kaybeder ve gün tartışmayla biter. Bu döngüyü kırmak için ödevi kısa parçalara bölmek, her parçanın sonunda kısa bir mola vermek, telefon ve televizyonu ortamdan uzaklaştırmak ve çocuğun bitirdiği her bölümü fark edip söylemek işe yarar. Ebeveynin ödevi çocuğun yerine yapması ya da başında sürekli beklemesi ise bağımlılığı artırır.
Çocuğun özgüvenini korumak
Dikkat eksikliği olan çocuklar gün içinde sık sık uyarı alır ve eleştirilir. Bu durum zamanla "ben zaten beceremem" düşüncesine dönüşebilir. Çocuğun iyi yaptığı şeyleri fark etmek, ilgi alanlarını desteklemek ve başarılarını görünür kılmak, tedavinin en az ilaç kadar önemli bir parçasıdır.
Kontrol görüşmelerinde neler izlenir?
İlaç başlanan çocuklarda ilk haftalarda daha sık görüşülür. Okuldan gelen geri bildirimler, ödev düzeni, iştah, uyku, boy ve kilo her kontrolde değerlendirilir. Hedefler aileyle birlikte konur ve ulaşıldıkça yeniden gözden geçirilir. Yaz tatilleri ve sınav dönemleri gibi değişen dönemlerde planın yeniden ele alınması da bu görüşmelerin parçasıdır. Çocuğun kendisinin de nasıl hissettiğini anlatması, ilacın günlük hayatına nasıl yansıdığını anlamak için değerlidir.
Sık sorulanlar
Dikkat eksikliği zekâyla ilgili mi?
Hayır. Dikkat eksikliği olan çocukların zekâsı genellikle normal ya da normalin üzerindedir; zorlandıkları alan bilgiyi değil, dikkati yönetmektir.
İlaç bağımlılık yapar mı?
Doktor kontrolünde ve önerilen dozda kullanıldığında bağımlılık yapmaz. Aksine, tedavi edilen çocuklarda ergenlikteki riskli davranışların azaldığı gösterilmiştir.
Ekran süresi dikkat eksikliğine neden olur mu?
Ekran dikkat eksikliğinin nedeni değildir, ama belirtileri artırabilir ve uykuyu bozabilir.
Çocuğum büyüyünce bu durum geçer mi?
Hareketlilik yaşla azalır; dikkat güçlükleri ise bir kısmında yetişkinlikte de sürebilir. Erken destek uzun dönem sonuçları iyileştirir.




