Ergenlik, gencin kendini aileden ayrı bir birey olarak tanımlamaya başladığı, arkadaşlarının önem kazandığı ve duyguların yoğun yaşandığı bir dönemdir. Bu nedenle gençlerin zaman zaman huysuz, alıngan ya da içine kapanık olması şaşırtıcı değildir. Depresyonda ise iniş çıkışların yerini haftalarca süren bir çöküntü alır; genç sevdiği şeylerden uzaklaşır, okulu ve ilişkileri etkilenir. Aşağıda en sık sorulan soruları yanıtlıyoruz.
Ergenlik huysuzluğu mu, depresyon mu?
Aradaki farkı anlamak için üç soruya bakılır: Değişiklik ne kadar sürüyor, ne kadar yoğun ve gencin hayatını ne ölçüde etkiliyor? Birkaç gün süren alınganlık ve odaya kapanma çoğu zaman geçicidir. İki haftayı aşan ve okul, arkadaşlık, aile ilişkileri gibi birden fazla alanı etkileyen değişiklikler ise bir değerlendirmeyi gerektirir.
Hangi işaretlere dikkat edilmeli?
- Neredeyse her gün süren mutsuzluk, boşluk hissi ya da öfke
- Futbol, müzik, oyun gibi sevdiği uğraşlardan vazgeçme
- Arkadaşlarından uzaklaşma, telefonda bile konuşmak istememe
- Derslerde ani düşüş, devamsızlığın artması
- Gece uyuyamayıp sabah kalkamama ya da sürekli uyuma
- İştahsızlık ya da aşırı yeme
- "Beceriksizim", "hiçbir işe yaramıyorum" gibi cümleler
- Kendine zarar verme izleri ya da ölümle ilgili yazılar, çizimler

Ergenler neden depresyona girer?
Ergen depresyonunun gelişiminde genetik yatkınlık, hormonal değişiklikler, beynin bu dönemdeki hızlı gelişimi ve çevresel etkenler birlikte rol oynar. Akran zorbalığı, sosyal medyada dışlanma, ilk aşk kırıklıkları, sınav baskısı, anne baba ayrılığı, taşınma ve kayıplar tetikleyici olabilir. Dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ya da kaygı bozukluğu olan gençler daha fazla risk altındadır.
İlk görüşme nasıl geçer?
Görüşme genellikle genç ve ailesiyle birlikte başlar; ardından bir bölüm gençle baş başa yapılır. Bu bölüm çok önemlidir, çünkü gençler ailelerinin yanında anlatamadıklarını çoğu zaman yalnızken paylaşır. Gizlilik ilkesi baştan açıkça konuşulur: Gencin anlattıkları aileye aktarılmaz; yalnızca kendisinin ya da bir başkasının güvenliği ciddi tehlikedeyse aile bilgilendirilir ve bu da önce gençle konuşularak yapılır.
Görüşmede gencin nasıl uyuduğu, ne yiyip içtiği, okulda neler yaşadığı, kimlerle vakit geçirdiği, ekran başında ne kadar kaldığı, sigara, alkol ya da başka maddelerle tanışıp tanışmadığı ve kendine zarar vermeyi düşünüp düşünmediği açık ama yargısız bir dille sorulur. Gerekirse kan tahlili istenir.
Tedavi seçenekleri
Konuşma terapileri: Hafif ve orta depresyonda ilk seçenektir. Bilişsel davranışçı terapi gencin kendine ve geleceğe dair olumsuz düşüncelerini fark etmesine, bıraktığı etkinliklere geri dönmesine yardımcı olur. İlişki odaklı yaklaşımlar ise anne baba, kardeş ve arkadaşlarla yaşanan kırgınlıkları merkeze alır.
İlaç: Orta ve ağır depresyonda ya da terapiyle yeterli düzelme olmadığında, ergenlerde kullanımı uygun antidepresanlardan biri düşük dozla başlanır. İlk haftalarda gençle ve aileyle sık görüşülür; ruh hâlinde beklenmedik bir değişiklik olursa hemen haber vermeleri istenir.
Aile görüşmeleri: Evde eleştiri ve karşılaştırmanın azalması, anlayış ve somut desteğin artması iyileşmeyi hızlandırır.
Kendine zarar verme fark edilirse
Bazı gençler yoğun duyguları yatıştırmak için kollarını ya da bacaklarını keser, çizer veya kendine vurur. Yazın uzun kollu giysilerden çıkmamak, açıklaması olmayan yara bandı ve izler dikkat çekici olabilir. Bu davranış her zaman ölmek istemek anlamına gelmez, ama gencin yardıma ihtiyacı olduğunu gösterir. Fark edildiğinde sakin kalmak, yaraların bakımını sağlamak ve kısa sürede değerlendirme planlamak gerekir; azarlamak ya da cezalandırmak ise gencin daha da gizlenmesine yol açar.
Okulla nasıl iş birliği yapılır?
Genç ve ailesi uygun görürse rehber öğretmenle konuşmak, toparlanma döneminde ödevlerin ve sınavların esnetilmesine kapı aralar. Okula devamın sürdürülmesi önemlidir; uzun süre evde kalmak toparlanmayı zorlaştırabilir.
Uyku ve ekran dengesi
Depresyondaki gençlerde gece geç saatlere kadar telefonla vakit geçirip sabah okula kalkamama döngüsü çok sık görülür. Bu döngü hem ruh hâlini hem okul başarısını olumsuz etkiler. Yasaklamak yerine gençle birlikte makul bir ekran kapatma saati belirlemek ve telefonun geceleri odanın dışında şarj edilmesini konuşmak daha kalıcı sonuç verir.
Aileler nasıl destek olabilir?
- Gencinizle konuşurken sorgulamak yerine merak edin ve dinleyin.
- Uyku saatlerini ve ekran kullanımını onunla birlikte kurallara bağlayın.
- Birlikte yapabileceğiniz küçük ve keyifli etkinlikler planlayın.
- İlaçlarını düzenli kullanıp kullanmadığını nazikçe takip edin.
- Evde ilaçları ve kesici aletleri güvenli bir yerde saklayın.
- Kendinize de destek almaktan çekinmeyin.
Sık sorulanlar
Gencim konuşmak istemiyor, ne yapabilirim?
Önce tek başınıza başvurabilirsiniz. Gencinizi sürece nasıl dahil edebileceğinizi birlikte planlarız.
Antidepresanlar ergenlerde güvenli mi?
Uygun ilaç seçimi ve yakın izlemle güvenle kullanılır. İlk haftalarda görüşmeler daha sık yapılır.
Sosyal medya depresyona neden olur mu?
Tek başına neden değildir; ama uykusuzluk, karşılaştırma ve dışlanma yoluyla belirtileri artırabilir.
Tedavi ne zaman biter?
Genç kendini iyi hissetmeye başladıktan sonra da bir süre, çoğu zaman bir yıla yakın, tedaviyi sürdürmek tekrarlamayı önler.




